A1 Capital tarafından yayımlanan Naturelgaz 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarına ilişkin analizde, şirketin operasyonel açıdan güçlü, bilanço açısından ise oldukça sağlıklı bir görünüm sergilediği belirtildi.
Analizde, Naturelgaz'ın satış gelirlerinin reel olarak yaklaşık yüzde 8,3 artışla 4,84 milyar TL'den 5,24 milyar TL'ye yükseldiği ifade edildi. Gelir artışının ilk bakışta sınırlı görünmesine karşın toplam satış hacminin aynı dönemde yüzde 4,6 artarak 195,2 milyon Sm³'ten 204,2 milyon Sm³'e çıktığı aktarıldı. Böylece gelir artışının yalnızca hacimden değil, fiyatlama politikası, ürün karması ve birim satış gelirindeki artıştan da kaynaklandığı değerlendirildi.
Satış hacmindeki dağılıma da yer verilen analizde, dökme CNG hacminin yaklaşık yüzde 6, şehir gazı hacminin ise yaklaşık yüzde 4,9 arttığı ifade edilirken, LNG ve oto CNG hacimlerinde gerileme yaşandığı belirtildi. Toplam büyümenin şehir gazı ve endüstriyel CNG faaliyetlerinden kaynaklandığı aktarıldı.
Şirketin 130 ilçe ve beldeye şehir gazı sağladığına dikkat çekilen analizde, söz konusu bölgelerde abone sayısındaki artışın şehir gazı iş kolundaki büyümenin temel nedenlerinden biri olduğu ifade edildi.
A1 Capital analizinde, kârlılık tarafındaki gelişmelerin gelir artışından daha güçlü olduğu vurgulandı. Buna göre brüt kârın yüzde 24,5 artışla 1,36 milyar TL'den 1,69 milyar TL'ye yükseldiği, esas faaliyet kârının yüzde 28,5, net dönem kârının ise yüzde 21,3 arttığı belirtildi.
Brüt kâr marjının geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 28,1 seviyesinden yüzde 32,3'e yükseldiği, esas faaliyet kâr marjının ise yüzde 18,5'ten yüzde 22 seviyesine çıktığı aktarıldı. Analizde, bu gelişmenin şirketin fiyatlama gücü, ürün karması ve maliyet kontrolü açısından başarılı bir performans ortaya koyduğunu gösterdiği değerlendirildi.
Şirketin birim brüt kârının da dikkat çekici şekilde yükseldiği belirtilen analizde, 2025 yılının ilk yarısında 6,96 TL/Sm³ olan birim brüt kârın yüzde 19 artışla 8,28 TL/Sm³'e çıktığı ifade edildi. Böylece Naturelgaz'ın yalnızca daha fazla satış yaparak değil, sattığı her metreküp doğal gazdan daha yüksek kâr elde ederek büyümesini sürdürdüğü kaydedildi.
Maliyet tarafındaki gelişmelere de yer verilen analizde, satılan doğal gaz maliyetinin 2,43 milyar TL'den 2,65 milyar TL'ye yükselmesine rağmen hasılattaki artışa kıyasla kontrollü kaldığı belirtildi.
Üretim maliyetlerinde önemli kalemlerde gerileme yaşandığı ifade edilen analizde, personel giderlerinin 308,2 milyon TL'den 279,1 milyon TL'ye, taşeron ulaşım giderlerinin 273,9 milyon TL'den 220,5 milyon TL'ye, satışların maliyeti içerisindeki amortisman giderinin 176,7 milyon TL'den 101,9 milyon TL'ye, elektrik giderlerinin 109,3 milyon TL'den 97,7 milyon TL'ye ve bakım-onarım giderlerinin ise 53,1 milyon TL'den 27,3 milyon TL'ye düştüğü aktarıldı.
Buna karşılık akaryakıt giderlerinin 37 milyon TL'den 56,8 milyon TL'ye yükseldiği, ayrıca devreye alınan güneş enerji santrali yatırımı nedeniyle yaklaşık 27 milyon TL ilave maliyet oluştuğu belirtildi. Buna rağmen toplam maliyet yapısının gelir artışına göre daha başarılı yönetildiği ifade edildi.
Analizde, Muş GES yatırımının orta vadede şirket açısından önemli katkılar sağlayabileceği değerlendirilerek, şirketin elektrik ihtiyacının önemli bölümünü kendi üretimiyle karşılamayı hedeflediği, bunun da enerji maliyetleri ile fiyat oynaklığını azaltabileceği belirtildi. Bununla birlikte GES yatırımlarının amortisman, bakım ve işletme giderleri de bulunduğu için tasarrufun yalnızca elektrik giderindeki düşüş üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği ifade edildi.
Şirketin 687 milyon TL net kâra karşılık 1,198 milyar TL faaliyetlerden nakit akışı ürettiği belirtilirken, faaliyetlerden sağlanan nakit akışının net kâra oranının yaklaşık 1,74 kat olduğu aktarıldı. Bu durumun muhasebe kârının üzerinde nakit üretildiğini gösterdiği ve kâr kalitesi açısından güçlü bir gösterge olduğu değerlendirildi.
Faaliyetlerden elde edilen nakit akışının net kârın üzerine çıkmasında iki temel unsurun etkili olduğu belirtilen analizde, ilk olarak amortisman, vergi, parasal kayıp ve karşılıklar gibi nakit çıkışı gerektirmeyen giderlerin net kâra geri eklendiği ifade edildi. Bu kapsamda 248,9 milyon TL amortisman ve itfa gideri, 392,4 milyon TL vergi gideri düzeltmesi ile 230,8 milyon TL parasal kayıp düzeltmesinin işletme nakit akışını desteklediği aktarıldı.
İkinci önemli unsurun ise işletme sermayesinden sağlanan nakit girişi olduğu belirtilen analizde, ticari alacakların 1,344 milyar TL’den 746 milyon TL’ye gerilediği, bilanço bazında yaklaşık 598 milyon TL’lik düşüş yaşandığı ifade edildi. Nakit akış tablosunda ticari alacak hareketinin yaklaşık 383 milyon TL olumlu katkı sağladığı belirtilirken, şirketin geçmiş satışlarından doğan alacaklarını tahsil ederek bunları nakde çevirdiği aktarıldı.
Ticari borçların ise 776,6 milyon TL’den 524,6 milyon TL’ye gerilediği ifade edilen analizde, bunun şirketin tedarikçilere olan borçlarını azalttığını gösterdiği belirtildi. Nakit akış tablosunda ticari borçlardaki değişimin yaklaşık 134,9 milyon TL nakit çıkışına neden olduğu kaydedildi.
Normal şartlarda ticari borçların artırılmasının işletme sermayesi açısından finansman sağladığı belirtilirken, Naturelgaz’ın bu dönemde borçlarını azaltmasının kısa vadede nakit çıkışı yaratsa da finansal yapı ve tedarikçi ilişkileri açısından olumlu değerlendirilebileceği ifade edildi.
Analizde, alacak tahsilatından güçlü nakit girişi sağlandığı, bunun bir bölümünün tedarikçi ve diğer kısa vadeli yükümlülüklerin ödenmesinde kullanıldığı, sonuç olarak işletme sermayesinin nakit akışını olumlu yönde desteklediği aktarıldı.
Stokların 96,7 milyon TL’den 113,6 milyon TL’ye yükseldiği belirtilirken, stok artışının nakit akışında yaklaşık 31,4 milyon TL nakit çıkışı oluşturduğu ifade edildi. Buna karşın stokların dönen varlıklar içindeki payının yaklaşık yüzde 6,5 seviyesinde bulunduğu ve artışın şirket ölçeğine göre sınırlı kaldığı değerlendirildi.
Şirketin ilk altı ayda yaklaşık 290,9 milyon TL vergi ödemesi yaptığı belirtilen analizde, bu tutarın geçen yılki 278,8 milyon TL’lik ödemenin üzerinde olduğu aktarıldı. Buna rağmen faaliyetlerden elde edilen 1,2 milyar TL’lik nakit akışının operasyonel nakit üretimindeki gücü ortaya koyduğu ifade edildi.
Yatırım faaliyetleri kapsamında 65,6 milyon TL net nakit çıkışı gerçekleştiği belirtilirken, maddi ve maddi olmayan duran varlık yatırımlarının 68,1 milyon TL olduğu kaydedildi. Bu yatırımların ağırlıklı olarak müşteri sahalarındaki basınç düşürme ekipmanları, CNG tesis altyapısının güçlendirilmesi ve mevcut ekipman yatırımlarından oluştuğu aktarıldı.
Serbest nakit akışına da dikkat çekilen analizde, 1,198 milyar TL faaliyet nakit akışı ile yaklaşık 68 milyon TL yatırım harcaması dikkate alındığında yaklaşık 1,13 milyar TL serbest nakit akışı oluştuğu ifade edildi. Bu seviyenin şirketin hem temettü ödemelerini hem de borç azaltımını kendi faaliyetlerinden finanse edebildiğini gösterdiği belirtildi.
Finansman faaliyetlerinden toplam 508,6 milyon TL net nakit çıkışı yaşandığı belirtilen analizde, en büyük kalemin 605,9 milyon TL temettü ödemesi olduğu aktarıldı. Naturelgaz’ın 687 milyon TL ana ortaklık net kârına karşılık yaklaşık 606 milyon TL temettü dağıttığı belirtilirken, şirketin yüksek temettü dağıtım politikasını sürdürdüğü ifade edildi.
Buna rağmen dönem sonunda nakit ve nakit benzerlerinin 394,4 milyon TL’den 801 milyon TL’ye yükseldiği belirtilen analizde, operasyon, yatırım ve finansman faaliyetleri sonucunda nakitte 623,8 milyon TL artış meydana geldiği, ancak enflasyon muhasebesi kapsamında 217,2 milyon TL satın alma gücü kaybı nedeniyle net artışın 406,6 milyon TL olarak gerçekleştiği aktarıldı.
Analizde, şirketin nominal olarak nakit biriktirmeyi sürdürdüğü ancak yüksek enflasyon ortamında nakdin reel değerinde aşınma yaşandığı değerlendirmesine yer verildi.
Toplam varlıkların 8,01 milyar TL seviyesinde bulunduğu ifade edilen analizde, bunun 5,998 milyar TL'sinin özkaynaklardan, 2,008 milyar TL'sinin ise yükümlülüklerden oluştuğu aktarıldı. Özkaynakların toplam varlıklara oranının yaklaşık yüzde 74,9, toplam yükümlülüklerin varlıklara oranının ise yüzde 25,1 seviyesinde olduğu belirtildi. Borç/özkaynak oranının yaklaşık 0,33 olduğu ifade edilirken, Naturelgaz'ın finansal kaldıraç açısından muhafazakâr bir bilanço yapısına sahip olduğu değerlendirildi.
Şirket varlıklarının yaklaşık dörtte üçünün özkaynaklarla finanse edildiği belirtilen analizde, finansal borç seviyesinin düşük olduğu aktarıldı.
Toplam banka kredilerinin kısa vadede 114,8 milyon TL, uzun vadede ise 131,4 milyon TL olmak üzere toplam 246,2 milyon TL seviyesinde bulunduğu ifade edildi. 2025 yıl sonundaki 338 milyon TL'lik finansal borç dikkate alındığında banka kredilerinin yaklaşık 92 milyon TL azaldığı belirtildi.
Analizde, Naturelgaz'ın banka kredilerinin tamamının döviz cinsinden olduğu, dolar kredilerinde faiz oranının yüzde 8, euro kredilerinde ise yüzde 8,16 seviyesinde bulunduğu aktarıldı.
Buna karşılık şirketin nakit ve nakit benzerlerinin 801 milyon TL seviyesinde olduğu belirtilirken, yalnızca banka kredileri dikkate alındığında yaklaşık 555 milyon TL net nakit pozisyonuna sahip olduğu ifade edildi.
Kiralama yükümlülükleri de dikkate alındığında şirketin net nakit pozisyonunu koruduğu belirtilen analizde, likidite göstergelerinin de güçlü olduğu vurgulandı. Cari oranın yaklaşık 2, asit-test oranının ise 1,86 seviyesinde bulunduğu ifade edilirken, şirketin kısa vadeli yükümlülüklerini karşılama kapasitesinin yüksek olduğu değerlendirildi.
Bununla birlikte analizde, şirket faaliyetlerinin mevsimsellikten etkilendiği de hatırlatıldı. İkinci çeyrekte kâr marjlarının ilk çeyreğe göre belirgin şekilde gerilediği belirtilirken, pazarlama ve dağıtım giderlerinin gelirlerden daha hızlı büyüdüğü ifade edildi.
Ayrıca yüksek nakit ve alacak pozisyonu nedeniyle yaklaşık 130 milyon TL parasal kayıp oluştuğu, yüksek efektif vergi yükünün de faaliyet kârının net kâra dönüşümünü sınırlandırdığı aktarıldı.
Genel değerlendirme bölümünde ise Naturelgaz açısından mevcut durumda borç veya likidite sorunu bulunmadığı, aksine güçlü bilanço ve yüksek nakit üretim kapasitesinin öne çıktığı ifade edildi. Şirketin operasyonel görünümünün olumlu olduğu belirtilirken, bundan sonraki dönemde izlenmesi gereken başlıca göstergelerin satış hacminden ziyade birim brüt kârın korunup korunamayacağı, pazarlama giderlerinin seyri, yılın ikinci yarısındaki mevsimsel marj daralması, yatırım harcamalarının yeniden artıp artmayacağı ve Güney Afrika yatırımlarının kârlılığa katkısı olacağı değerlendirildi.
Hibya Haber Ajansı